Neler Yeni

Mehdî ve Mesih İnancının Tarihi Kökenleri - YENİ

ELFDaily 

#code
Yönetici
Mehdi ve mesih kavramları, âhir zamanda ortaya çıkacak kurtarıcıları tanımlamak için kullanılan kavramlardır. Mehdi kavramı, Arapça; mesih kavramı ise İbrânice kökenlidir. Mehdi - mesih inancına zamanımızın ve geçmişin hemen hemen tüm dinlerinde rastlanmaktadır. Bu inanç, tarihin çeşitli dönemlerinde pek çok dinî ve siyâsî nitelikli hareketlerin beslenme kaynağı olmuştur. Bu bakımdan mehdi-mesih inancının diğer inançlar arasında ayrı bir yeri bulunmaktadır.
Mehdi-mesih inancı, en ilkelinden en gelişmişine kadar hemen hemen tüm dinlerde bulunan bir inançtır. Eski Amerika yerlilerinden Aztekler, müstakbel kurtarıcıya "Quetzalcoatl" adını vermişlerdi. Mayalar ise bu kurtarıcıya "Kukulkan"diyorlardı. Her iki kavim de bu kurtarıcıların âhir zamanda (dünyanın sonu geldiğinde) geleceğine ve kendilerini düşmanlardan kurtararak ilâhî adâleti hâkim kılacağına inanıyorlardı.
Günümüzün tarih bakımından en eski dini olan Hinduizm'de, âhir zamanda geleceğine inanılan kurtarıcı hükümdara"Kalki" denmektedir. Hindu inancına göre Kalki, dünyaya kötülüğün hâkim olduğu dönemde gelecek ve dünyayı kötülüklerden arındıracak.
Yine başka bir Hint kökenli din olan Budizm'de âhir zamanda geleceğine inanılan kurtarıcıya "Maitreya" denmektedir. Maitreya, Buda'nın tamamlayamadığı dini tamamlayacak ve böylece âlemlere rahmet olacaktır. Maitreya inancı, Budizm'in yaygın olduğu ülkelerin bazılarında etkin bir inan. durumundadır.



İran dinlerinden Zerdüştlüğe göre âhir zamanda geleceğine inanılan kurtarıcı, "Saoşyant"tır. Zerdüştlüğün kurucusu Zerdüst'ün soyundan olan Saoşyant, dünyanın belirlenen ömrü tamamlandıktan sonra gelecek ve bin yıllık bir çalışmadan sonra kötülüğü yenip Tanrı Ahura Mazda'yı hakim kılacaktır.
Yahudilik'te gelmesi beklenen kurtarıcı mesih, Yahudilere göre, bir kral olan Hz. Davut'un soyundan olacaktır. Mesih geldiği zaman, dünyanın dört bir yanına dağılmış olan Yahudileri (Türkiye sınırlarını da içeren. Akhenaton Notu) kendilerine vaadedilen topraklara toplayacak ve orada ilâhî bir imparatorluk kuracaktır. Yahudiler, onun zamanında mutlu bir yaşam süreceklerdir. (Bugün yaprıkları tüm melânetler, Mescid-i Aksa'nın altını oyup yaptıkları tüneller, Mescid-i Aksa'yı yıkıp yerine Süleyman Mabedi'ni tekrar inşa ettirmek ve böylece bekledikleri Mesih'in gelişini hızlandırmak içindir. Akhenaton notu)
Hıristiyanlara göre Yahudilerin beklediği bu mesih, Hz. İsa'dır. Hz. İsa, (Hıristiyanlara göre) Tanrı'nın evrensel kurtuluş planı gereğince (Bknz. George Bristow, "Vaat: Eski Antlaşma'da Tanrı'nın Değişmez Amacı", Akhenaton Notu), (Yahudilerce) haça gerilerek ölmüş ve sonra göğe yükselmiştir. (Yine Hıristiyan inancına göre) o, belirlenen vakitte tekrar yeryüzüne inecek ve Tanrı'nın Krallığı'nı tekrar kuracaktır ve burada Hz. İsa'ya inanalar, sonsuza kadar mutlu olarak yaşayacaklardır.
İslam İnancının esaslarında mehdi-mesih inancı bulunmamakla birlikte, Müslümanlar arasında bu inanç, yaygınlaşmıştır. Özellikle Şiîlerde mehdi inancı, baskındır. Şiîler, on ikinci imam olan Mehdi'nin ölmeyip saklandığına ve birgün geri gelip Müslümanların başına geçerek onları yöneteceğine inanırlar. Sünnî Müslümanların bâzıları da Hz. Muhammed'in soyundan, Adı Muhammed olan bir mehdinin geleceğine inanırlar. Bundan başka yine bâzı Müslümanlar, Hz. İsa'nın mesih olarak dünyaya geri döneceğini kabul ederler.
Hıristiyanlığın temelini kurtarıcı mesih inancı oluşturduğu için, bu inancın kökleri ve gelişmesi, batılı araştırmacılar tarafından büyük ilgi görmüştür. Bazı bilim adamları, bu inancın eski kültürlerden Yahudilik aracılığıyla Hıristiyanlığa geçtiğini ileri sürmüşlerdir. Bu bilim adamlarına göre mehdi-mesih inancı, ,lk defa Sümerler'de doğmuş, Babilliler'de ve Mısırlılar'da gelişmeye devam etmiş ve bu iki kanaldan dünyaya yayılmıştır.
Yaygın olarak kabul eden diğer görüş ise; mehdi-mesih inancı, her dinin kendi içinde târihî, psikolojik ve sosyolojik şartlardan doğmuştur. (Bu görüşe göre) Bu inancın ortaya çıkmasında dinlerin birbirlerine etkileri söz konusu değildir. Örneğin Müslümanlardaki mehdi inancı, dört halife sonrasında ortaya çıkan iç çatışmalardan doğmuştur. Bu görüş, daha bilimsel niteliktedir. Bununla birlikte mehdi-mesih inancının şekillenmesinde ve gelişmesinde dinler ve kültürlerarası etkileşimin varlığı da tamamen yok sayılamaz.
 

Üst Alt