Neler Yeni

Uzman erbaşlıkta tek taraflı fesih işlemi hakkında bilgi

ELFDaily 

#code
Yönetici
Islem tarihinde ve halen yürürlükte olan 3269 sayili Uzman Erbas Kanunu ve 20.09.2005 tarih ve 25942 sayili Resmi Gazete’de yayimlanarak yürürlüge giren Uzman Erbas Yönetmeliginde, uzman erbas sözlesmesinin fesih halleri iki ana baslik altinda toplanmistir. Bunlar, uzman erbaslarin kendi istegi ile sözlesmenin sona erdirilmesi ve idare tarafindan sözlesmenin sona erdirilme (fesih) halleridir. Uzman erbaslarin kendi istekleriyle sözlesmeyi sona erdirebilmelerini öngören hükümler sunlardir:
1) Sözlesmenin imzalanmasindan sonra ilk bes aylik intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrilmak isteyenlerin sözlesmelerinin feshedilecegine dair hüküm (Uzman Erbas Kanunu Madde 12, Uzman Erbas Yönetmeligi Madde 13/1),
2) Sözlesme süresini bitirip kendi istegi ile sözlesmenin yenilemeyecegine dair hüküm, (Uzman Erbas Kanunu Madde 16/2, Uzman Erbas Yönetmeligi Madde 12)
3) Kadro lagvi hali: Uzman erbaslarin istihdam edildigi kadro görev yerinin herhangi bir nedenle kaldirilmasi veya bu kadrolarda uzman erbas istihdam edilmesine gerek kalmamasi durumlarinda uzman erbaslar, Kuvvet komutanliklari, Jandarma Genel Komutanligi veya Sahil Güvenlik Komutanligi tarafindan, ihtisas sahibi oldugu diger birliklerdeki bos olan uzman erbas kadro görev yerlerine atanabilirler veya baska bir sinifta istihdam edilebilirler. Bu durumda olan uzman erbaslarin ilgili kuvvet komutanliklari, Jandarma Genel Komutanligi ve Sahil Güvenlik Komutanliginin görüsleri alindiktan sonra Genelkurmay Baskanligi tarafindan kuvvetleri degistirilebilir. Bu fikra uyarinca, atanan, kuvvet veya sinif degisikligi islemine tâbi tutulan uzman erbaslar, sözlesmenin feshini isteyebilirler. Bu sekilde sözlesmenin feshini isteyen uzman erbaslarin istekleri kabul edilir ve bunlara bu Kanun esaslarina göre tahakkuk edecek ikramiye ödenir. (Uzman Erbas Kanunu Madde 16/4, Uzman Erbas Yönetmeligi Madde 19/5)
4. Astsubayliga geçis sinavinda basarisizlik hali: Astsubay meslek yüksek okullarinda veya tâbi tutulacaklari temel askerlik egitiminde basarili olamayanlar ile kendi istegi ile ayrilanlardan, istekli olan ve uzman erbas olmak için gerekli olan sartlari kaybetmemis olanlar, bu Kanun hükümlerine göre uzman erbas olarak hizmete devam ettirilirler. (Uzman Erbas Kanunu Madde15/3, Uzman Erbas Yönetmeligi Madde 24/ç.3)
Yukarda belirtilen mevzuat hükümleri haricinde, uzman erbaslar kendi istekleriyle, tek tarafli olarak sözlesmelerini feshedemezler. Nitekim, Dairemiz ayni gerekçeyle bir baska kararinda, emeklilik hakkini elde etmis ancak sözlesme süresi henüz tamamlanmadigi için emeklilik istemi kabul edilmeyen bir uzman erbas hakkinda, davali idarece emeklilik isteminin kabul edilmemesine yönelik olarak tesis edilen islemin hukuka ve mevzuata uygun oldugu sonucuna varmistir (AYIM Birinci Daire, 22.02.2005 gün ve Esas: 2004/1066, Karar: 2005/125).
Davaci vekili, Uzman Erbas Yönetmeliginde istifa hakkinin taninmadigini, ancak Dz.K. K.ligi Uzman Erbas Yönergesinde memurluk sinavini kazananlar için bu hakkin düzenlendigini, ayni statüdeki kisilere farkli uygulama yapilmasinin Anayasanin 10’uncu maddesinde yer alan esitlik ilkesine aykiri oldugunu ileri sürmüs ise de; "Normlar hiyerarsisi" ilkesi uyarinca, hukuk kurallari yukaridan asagiya dogru "Anayasa", "Kanun", "Kanun Hükmünde Kararname", "Tüzük", "Yönetmelik" ve "Diger alt düzenleyici islemler(Yönerge, Genelge vb.)" seklinde siralanir. Buna göre, alt kademe yer alan bir normun üst kademedeki norma aykiri olmasi ya da onun kapsamini asan düzenlemeler içermesi mümkün degildir. Bu durum, 'Kendi koydugun kurala kendin riayet et' (Tu patere legem guam facisti) prensibi ile izah olunmaktadir. Bu ilkenin dogal sonucu olarak, normlar hiyerarsisinde üst kademede yer alan yasal kurallara aykiri düzenleyici tasarruflarin idare tarafindan yürürlüge konulmasi hukuka aykiri düsecektir.
Yukaridaki açiklamalar isiginda dava konusuna dönüldügünde; uzman erbas sözlesmesinin uzman erbaslar tarafindan sona erdirilme halleri Uzman Erbas Kanunu’nda açikça sayilmis, Uzman Erbas Yönetmeligi’nde de ayni hükümler tekrarlanmistir. Bu nedenle Yönerge hazirlanirken de, Uzman Erbas Kanunu ve Yönetmeligi’nin kapsami ve amaci disina çikilmamasi gerekir. Yönerge, Yönetmeligin uygulanmasini saglayan ve Yönetmeligi tamamlayan bir idari tasarruftur. Yönerge ile Yönetmelik arasinda organik bir bag mevcut olup, Yönerge Yönetmelige bagimlidir. Yönetmelik ile Yönergenin çatismasi halinde üstün norm durumunda bulunan Yönetmeligin esas alinarak uyusmazligin çözülmesi zorunludur. Sonuç olarak, Kuvvet ayirimi yapilmaksizin TSK’da görevli tüm uzman erbaslar, ayni Uzman Erbas Kanunu ve Yönetmeligine tabi olduklarindan, davaci hakkinda da bu mevzuat uygulanacaktir. Bu nedenle, Kanun ve Yönetmeligin öngörmedigi bir fesih sebebinin, Dz.K.K.ligi Yönergesi ile ihdas edilmesi hukuki dayanaktan yoksundur ve davaci hakkinda uygulanmasi söz konusu degildir.
Davaci vekili, Uzman Erbas Yönetmeliginin 13’üncü maddesinde uzman erbaslara tek tarafli fesih hakki taninmamasinin eksik düzenleme oldugunu ileri sürmüs ise de; eksik düzenleme, yasanin, benzer hukuksal durumda bulunanlardan bir bölümü için kural getirmemesi ya da susmasidir(Yilmaz ALIEFENDIOGLU, Anayasa Yargisi ve Türk Anayasa Mahkemesi, Yetkin Yayinlari, Ankara 1996,s.328). Bu tanimdan da anlasilacagi üzere, eksik düzenlemenin söz konusu olabilmesi için, benzer hukuksal durumda bulunan en az iki kisi olmali, benzer hukuksal durumdaki bu kisilerden biri için bir düzenleme öngörülmekte iken digeri için öngörülmemelidir. Ancak, somut olayda uzman erbas statüsündeki davacinin emsali olabilecek baska bir personel mevcut olmadigindan, eksik düzenlemeden de söz edilmesi mümkün degildir. Aksine, Uzman Erbas Kanununun genel gerekçesi incelendiginde, tüm fesih sebeplerinin açikça belirtildigi vurgulanmistir. Bir baska ifadeyle Kanun Koyucu bilinçli olarak, istifa halini düzenlememistir.
Gerçekten, 3269 sayili Uzman Erbas Kanununun 1’nci maddesi incelendiginde Kanunun amacinin, Türk Silahli Kuvvetlerinin erbas kadrolarinda devamlilik arz eden teknik ve kritik görevlerde, yetismis personel ihtiyacini karsilamak maksadiyla istihdam edilecek uzman onbasi ve uzman çavuslarin temini, hizmet sartlari görev ve haklari, yükümlülükleri, astsubay sinifina geçirilmeleri ile ilgili esas ve usulleri düzenlemek oldugu görülmektedir. Bu amaçla uzman erbaslarin sözlesmelerinin sona ermesi sebepleri bakimdan bazi kayitlamalar getirilmesi zorunlulugu bulunmaktadir Zira bu hususta verilecek kayitsiz ve sartsiz bir yetki bazen milli savunma hizmetlerinin kesintiye ugramasina sebebiyet verebilecektir.
Davaci vekili, 2000/2 sayili 3269 sayili Uzman Erbas Kanuna tabi olarak istihdam edilen uzman erbaslarin diger kamu kuruluslarina atanmalarina iliskin tebligin 5’nci paragrafin 2’nci maddesinde “kendi istekleriyle sözlesmelerin fesh edilmesi”nden bahsedilmesinden, bu konuda bir düzenleme olmasa da bir uygulamanin bulundugunun anlasildigini ileri sürmüs ise de; 06.06.2000 gün ve 24071 sayili Resmi Gazete’de yayimlanan söz konusu genelgenin ilgili hükmü; “3269 Sayili Kanuna göre Uzman Erbas kadrolarinda istihdam edilmeleri sebebiyle 657 Sayili Kanunun 54’ncü maddesi de dikkate alinarak azami adaylik süresi kadar çalismis ve kendi istekleriyle sözlesmelerini feshetmis olmak sartiyla,…..koruma ve güvenlik görevlisi kadrolari ile …diger kadrolara atanmalari ….kamu kurum ve kuruluslarin takdirindedir.” seklindedir. Genelgedeki “Kendi istekleriyle sözlesmelerini feshetmis olmak” ifadesini, istifa hakki olarak degil aksine, Uzman Erbas Kanunu ve Yönetmeliginde yer alan uzman erbaslarin kendi istekleriyle sözlesmenin feshedilebilmesi hallerinden birisi olarak anlamak gereklidir. Aksi halde, kamu görevlisinin hukuki durumu ile ilgili olarak Kanunda öngörülmeyen bir durumunun genelge ile düzenlenmesi durumu ortaya çikacaktir ki, bu durum gerek normlar hiyerarsisine gerekse Anayasanin 128’inci maddesindeki memurlarin ve diger kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarinin, görev ve yetkilerinin, haklari ve yükümlülüklerinin, aylik ve ödeneklerinin ve diger özlük islerinin kanunla düzenlenecegine dair hükmüne aykirilik teskil edecektir.
Yukarida belirtilen açiklamalar neticesinde, davacinin sözlesme süresinin 04.03.2008 tarihinde sona erecek olmasi nedeniyle, bu süreden önce istifa suretiyle sözlesmesinin sona erdirilmemesi isleminin hukuka ve mevzuata aykiri bir yönünün bulunmadigi sonucuna varilmistir.
Açiklanan nedenlerle; Yasal dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDINE,

 

Üst Alt